Küfü hafife almayın; karbonat ve biraz sirke ile temizlenen
küflerden bahsetmiyorum. Evlilik, aile, sosyal yaşam ve iş hayatı gibi hepimizi
etkileyen küflerden bahsediyorum. Eğer harekete geçmezsek küf sonsuza dek orada
kalacak.
Hepimizin çok yaralandığını biliyorum. Saplantılarımız
arttı. Algılarımız ve bize canlılık veren taze zihnimiz de geçmişte kaldı.
Artık neyin bizim için iyi olduğunu hatırlayamıyoruz. Kalbimize ekilen, bizi
yönlendiren zehirli tohumlar var. Bazılarımız, büyümeden önce o tohumlardan
kurtulabiliyor ama sayımız çok az. Bu gidişle geride kalanlara yetecek kadar
zamanımız veya gücümüz olmayabilir. Geride kalanlar kendi aralarına bir perde
çekmişler. Perde kalktıkça utanmazlıkları ortaya çıkıyor.
Zehirli ilişkiler her geçen gün ruhumuzu dipsiz bir kuyuya
atıyor. Kelimenin tam anlamıyla karanlığa teslim oluyoruz. O karanlığı,
taktığımız zavallı maskelerle de besliyoruz. Gün geçtikçe duyarsız, acımasız,
saygısız ve duygusuz ilişkiler kuruyoruz. Sürekli olarak her şeyi ve herkesi
eleştiriyor ve küçümsüyoruz. Kıskanıyoruz ve tuzak kuruyoruz. Kendimiz hariç
herkesi suçlu ilan ederek savaş açıyoruz. Yargılıyor ve infaz ediyoruz. Öfke
patlamalarıyla başlayan kalp kırıklıklarını daha da ileri götürüyor ve can
alıyoruz. Şiddetin köleleri gibiyiz; şiddete bağımlı koloniler gibi yaşıyoruz.
Sizce dünyanın çoğu empati yeteneğini kayıp mı etti yoksa bu
yetenek artık cömertlik gibi mi geliyor? Sabrı ve hoşgörüyü hatırlarsak, iyi
insanlar olmaya çalışırsak ve sorumluluk alırsak zehirli tohumları kurutabilir
miyiz?
Sizce söylediklerim çok mu basit kaldı, kalıcı bir çözüm
daha zor ve zahmetli bir şey olabilir mi?
İkinci seçeneği onayladıysanız, tamamen yanılıyorsunuz.
Evet, zehirli tohumlardan kurtulmak bu kadar basit. İyi bir insan olmak, doğru
insan olmak için yapacağımız şey bu kadar basit. Nedense biz insanlar zor olanı
her zaman doğru bir seçenek olarak görüyoruz. Sanki iyi şeyler her zaman
zorluklardan doğacakmış gibi. Çünkü yüreğinize ve zihninize ekilen tohumlar
öyle hissetmenizi istiyor.
Bir adım atmak için asla geç değil; bunun için hemen şimdi
bir adım atabilirsiniz. Bu andan itibaren, o basit görünen kuralları hayatınıza
dahil edebilirsiniz. Biraz empati ve biraz samimiyetle başlayın. Bunlar sizi
her zaman daha yükseğe çıkaracaktır. Asla pişman olmazsınız. Doğru şeyi seçmek
sizi asla yarı yolda bırakmaz.
Sadece basit ve küçük adımlar... hepsi bu. İyiliğe giden
yolların düşünüldüğü kadar engebeli olmadığından emin olabilirsiniz.
No comments:
Post a Comment