13/03/2025

İyiliğe Giden Yollar

 

                                              

    Küfü hafife almayın; karbonat ve biraz sirke ile temizlenen küflerden bahsetmiyorum. Evlilik, aile, sosyal yaşam ve iş hayatı gibi hepimizi etkileyen küflerden bahsediyorum. Eğer harekete geçmezsek küf sonsuza dek orada kalacak.

Hepimizin çok yaralandığını biliyorum. Saplantılarımız arttı. Algılarımız ve bize canlılık veren taze zihnimiz de geçmişte kaldı. Artık neyin bizim için iyi olduğunu hatırlayamıyoruz. Kalbimize ekilen, bizi yönlendiren zehirli tohumlar var. Bazılarımız, büyümeden önce o tohumlardan kurtulabiliyor ama sayımız çok az. Bu gidişle geride kalanlara yetecek kadar zamanımız veya gücümüz olmayabilir. Geride kalanlar kendi aralarına bir perde çekmişler. Perde kalktıkça utanmazlıkları ortaya çıkıyor.

Zehirli ilişkiler her geçen gün ruhumuzu dipsiz bir kuyuya atıyor. Kelimenin tam anlamıyla karanlığa teslim oluyoruz. O karanlığı, taktığımız zavallı maskelerle de besliyoruz. Gün geçtikçe duyarsız, acımasız, saygısız ve duygusuz ilişkiler kuruyoruz. Sürekli olarak her şeyi ve herkesi eleştiriyor ve küçümsüyoruz. Kıskanıyoruz ve tuzak kuruyoruz. Kendimiz hariç herkesi suçlu ilan ederek savaş açıyoruz. Yargılıyor ve infaz ediyoruz. Öfke patlamalarıyla başlayan kalp kırıklıklarını daha da ileri götürüyor ve can alıyoruz. Şiddetin köleleri gibiyiz; şiddete bağımlı koloniler gibi yaşıyoruz.

Sizce dünyanın çoğu empati yeteneğini kayıp mı etti yoksa bu yetenek artık cömertlik gibi mi geliyor? Sabrı ve hoşgörüyü hatırlarsak, iyi insanlar olmaya çalışırsak ve sorumluluk alırsak zehirli tohumları kurutabilir miyiz?

Sizce söylediklerim çok mu basit kaldı, kalıcı bir çözüm daha zor ve zahmetli bir şey olabilir mi?

İkinci seçeneği onayladıysanız, tamamen yanılıyorsunuz. Evet, zehirli tohumlardan kurtulmak bu kadar basit. İyi bir insan olmak, doğru insan olmak için yapacağımız şey bu kadar basit. Nedense biz insanlar zor olanı her zaman doğru bir seçenek olarak görüyoruz. Sanki iyi şeyler her zaman zorluklardan doğacakmış gibi. Çünkü yüreğinize ve zihninize ekilen tohumlar öyle hissetmenizi istiyor.

Bir adım atmak için asla geç değil; bunun için hemen şimdi bir adım atabilirsiniz. Bu andan itibaren, o basit görünen kuralları hayatınıza dahil edebilirsiniz. Biraz empati ve biraz samimiyetle başlayın. Bunlar sizi her zaman daha yükseğe çıkaracaktır. Asla pişman olmazsınız. Doğru şeyi seçmek sizi asla yarı yolda bırakmaz.

Sadece basit ve küçük adımlar... hepsi bu. İyiliğe giden yolların düşünüldüğü kadar engebeli olmadığından emin olabilirsiniz.

https://www.eurovizyon.co.uk/ways-to-goodness

Anlatan mı, Susan mı?

  Geçen gün Netflix’de yayına giren His&Hers dizisini bir solukta bitirdiğimi belirtmeliyim. Bir kurgu yazarı gözüyle izlediğimde eleşti...